30 Temmuz 2012 Pazartesi

İlk gösteri maceramız-Disney Live

kuzucuğun eğlendiği müzikli dakikalar


Çelenay (Mirayın deyişiyle) ve Miray
Ayın 25 inde Ayla hastalandı, dolayısıyla anne 2 gün işe gidemedi. Önce tabi ki biraz sinirlendim, işte yapacak bi dolu şey vardı ve ben bir sürprizle karşı karşıyaydım. Yapacak bir şey yok, derin bir nefes alıp durumu lehime çevirmeye karar verdim.

Mirayın eşlik ettiği dakikalar
Üst komşumuz Özden ile 10 yaşındaki kızı Selenay ve 2-3 aylık kızı Elifi de alarak Trumph Towerdaki Disney Live a gitmeye karar verdik. Saat 3 teki gösteriye yetişmemiz gerekiyordu. Bebişlerin uyku/yemek durumu, İstanbul trafiği, gösteride yer bulma kaygısı falan filan derken sonunda öle böyle salona attık kendimizi. Bir kere gösteri çok güzel, çok başarılı ve interaktif. Ama çocuğun anlaması için 3 yaşını geçmiş olması gerekir diye düşünüyorum. Çünkü Miray gösterinin bazı kısımlarında dışarı çıkmak için direndi. Müzikli dakikalarda alkışladı oynadı, ama hikayelerin anlatıldığı bölümlerde pek de rahat durmadı. Biz de sahne önüne gittik kuzucukla. Orada da sahneye çıkmak için teşebbüslerde bulundu. Zaten var kuzucukta biraz sahne merakı. Nerde bir platform görse hemen çıkıp ellerini kollarını sallaya sallaya danseder. Gösteriyi izlemek yerine, gösteride oynamak mı istedi nedir J Selenay çok keyif aldı, defalarca çok beğendiğini dile getirdi. Küçük Elif ise o kadar tantananın içinde 1,5 saat boyunca uyudu, hepimizi şaşırttı.

Dönüşte de bir cesaret edip metrobusu kullandık. Bebek arabası için ne kadar zorlandık merdivenlerde, metrobus iniş çıkışlarında ama sağolsun çevredeki insanlar çok yardımcı oldu.
İşte kızım en çok metrobus kısmını sevdi. Otomobilde koltuğunda bile bu kadar durmamıştır, ama metrobuse bayıldı. Babasına telde ilk anlattığı şey o oldu.

Gösteri esnasında çekebildiğim videoları kuzucukla dün izledik. Miki miki miki diyerek, tekrar tekrar izlettirdi J Ah kuzucuk canlısında da bu kadar hevesli olaydın keşke.

Gösteri sanırım Ağustos ortasına kadar devam edecek. Biletler biletixde mevcut, gösteri alanından da temin edilebiliyor. Yada bizim yaptığımız gibi Trumph Tower’da alışveriş yapın her 75 TL lik alışverişe 1 bilet veriliyor.  

sonunda kızımda boş bir sahne buldu :) kim tutar onu
Sonuç; yine gideceğiz 3 biletimiz daha var. Bu sefer baba-anne-Miray olacak. Her gösteride farklı konular ve konseptler oluyormuş. Eminim kuzucuk bu sefer daha dikkat kesilecek

17 Temmuz 2012 Salı

Durum yorumlama

Dün huysuzluğu üzerindeydi kuzucuğun. Sıcaklar da cabası tabii. Uyumak istiyor uyuyamıyor, bu da huysuzluğunu katbekat arttırıyor. Onu mu istiyorsun bunu mu istiyorsun, öyle mi böyle mi yapalım diye huysuzluğunu gidermek için çabalıyorum ama nafile. En son susadın mı diye sordum ve bana döndü "hayıy sıkıldım" dedi :) Güler misin, ağlar mısın? 20 aylıkken sıkılan bir bebişim var, nolcak bizim halimiz :)

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Bebek ile gidilebilecek mekan (2)

Bu Pazar boğaza nazır brunch için Lavin Cafe’ye gittik. http://lavincafe.restoranya.com/ Çengelköy Güzeltepe mevkiinde Güzeltepe Parkı içinde yeralıyor.

Öncelikle yiyecekler için şunu söyleyeyim hem çeşit çoktu, hem lezzetliydi, hem de sunumlar güzeldi. Özellikle, lokumlu-otantik esintili Türk kahvesi sunumuna bayıldım.

Aslında kuzucuk için cafe konusunda pek bir beklenti içinde değildim. Ama küçük çocuklarla geldiğimizi gören cafe yetkilileri hemen bir portatif salıncak getirerek çocuk dostu bir mekan olduklarını gösterdiler. İyi de oldu kuzucuk orada oldukça iyi vakit geçirdi. Bizim gibi çocuklu birkaç aile daha vardı ve cafe yetkilileri ellerinden geldiğince bebekli ailelerin gönlünü hoş tutmaya çalıştı.
    
Kuzucuk tabiî ki “gördüğü her merdiveni inme çıkma merakı”nı burada da devam ettirdi. Bu merakı sayesinde mekanın bir üst katına çıktık. Burada da armut koltuklar, çocuklar için çizgi karakterlerden oluşan küçük koltuklar ve büyükler için salıncaklar vardı. Burada da biraz oyalandık. Hava çok sıcak olmasaydı, Güzeltepe Parkının içini de gezmek isterdim, belki orada da bizim için birşeyler bulabilirdik. Bu mekanı ziyaretimiz tekrarlanacağı için bu merakımızı ileride gidereceğimizi düşünüyorum.

Lavin cafede Miray ve babası


Sonuç; boğaza nazır brunch için ideal bir mekan. Çocuklarla gidilebilir ama çoook bir beklenti içinde olmamak şartıyla.


Brunch esnasında bastıran öğlen sıcağını geçirmek için Trump Towers’a gittik. http://www.trumpistanbul.com.tr/

Direkt çocuk katına çıktık. Ferah, temiz ve çocuklar, anneler ve babalar için küçük detaylar düşünülmüş bir AVM. Küçükler için restaurantlar mevcut, biz Köfteci Ramiz kids den bir menü seçtik. Kuzucuk oynaya-zıplaya, geze-dolana bu menünün yarısını yedi.

4 yaşa kadar ebeveyn eşliğinde, 4 yaş ve üstü için ebeveynsiz olarak çocukla ilgilenen mekan da mevcut.  Mekandaki ablalar, çocuklarla birlikte resim puzzle vb. aktivite yapıyorlardı.

Ayrıca Mickey’nin müzik Festival gösterisi Trump Towerda devam ediyor. Bu AVM den belli bir miktar alışveriş yapana da bilet ücretsiz veriliyor. Biz bu fırsatı da yakaladık. En kısa zamanda kuzucukla gitmeyi planlıyoruz.


Elektronik birkaç parça malzeme almak için alt kattaki Saturne gittik. Burada girişte aldığımız alışveriş sepetinin önünde çocukların içine binebileceği bir araba mevcut. Siz alışveriş için dolanırken çocuğunuzda burada oturarak araba kullanma sevdasına sesini çıkarmadan durabiliyorJ Tabii dans etmeyi seven kuzucuk müziğin sesinin yüksek olduğu kısımlarda arabasından inerek eller havada dans ediyordu. Hatta bir ara baya bir izleyici kitlesi oluşturdu J

Sonuç;  Trump Towers’da daha çok vakit geçireceğiz diye düşünüyorum. Çünkü ortam sıcaklığından, hijyene kadar, lavabolardan, emzirme odalarına ve odanın kapısında beklemek durumunda kalacak babanın oturacağı koltuğa kadar tüm detaylar düşünülmüş. Biz yormayan bir mekan olduğuna kanaat getirdik.


lavin cafede kahve

lavin cafede kahve yanında lokum

Bebek ile gidilebilecek mekan (1)

Bu konuda çok sıkıntı yaşıyorum. Dolayısıyla eğer kuzucukla bir mekana gidip memnun kaldıysam bunu paylaşmak isterim.

Dün evlilik yıldönümümüzdü. Akşam yemeğe çıkalım diye plan yaptık. Ama kızımı da birilerine bırakıp gitmek istemiyordum. Dolayısıyla bebek ile gidilebilecek bir yer bulmalıydım. Arayışım olumlu sonuçlandı.

Erenköy Sahrayıceditte Et-inn Kebap&Steak’e gittik. ( http://www.etinn.com/ ) Havuz kenarı masalarından birine oturduk. Havuzdaki su ve ışık oyunları birazcık olsun kuzucuğu oyalarken, biz de siparişlerimizi verdik. Onlar gelinceye kadar bahçedeki oyun alanında oynadık. Kaydıraktan kaydık, kimi zaman salıncakta, kimi zaman ördeğin üzerinde sallandık, tahterevalli ye bindik. Sonra da gelen yemeğimizden azıcık atıştırdık.

Bir de kapalı oyun alanı vardı. Orada da kuzucuklarla ilgilenen bir abla mevcuttu. Bu kapalı oyun odası oldukça güzeldi, temizdi ve genişti. Ev, mutfak bölümü tabii ki kuzucuğun dikkatini çekti. Küçük masa ve sandalyelere oturttuğumuz panda ve tırtılı Miray’ın mutfakta hazırladığı J mamalarla doyurduk. Diğer bir köşede ise ışıklarla şenlendirilmiş bir alan vardı. Oraya gidip şarkımızı söyleyip dans ettik. Tırtılımızı elimize alıp merdivenleri çıktık, kaydıraktan önce tırtırı sonra kendimizi kaydırdık. Tahta puzzlelarla oynadık. Bir süre de oradaki ablayla oynadılar, ben masaya geri döndüm. Çok uzun sürmeden de Miray, ablanın kucağında ufukta göründüJ

Bu arada çocuk oyun alanında oynarken siz içeride masanızda otururken ekrandan onu seyretme şansına sahipsiniz.

Sonuç; kızım, eşim ve benim için bu bir ilkti. Bir sonraki gelişimizde Miray’ın ablalarla oynama süresinin artacağına inanıyorum. Dolayısıyla arada anne-babaların da kendilerine kısa molalar verebilecekleri bu tarz mekanlara ihtiyaç var.

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Sütten kesme

Anne ile kuzusunun birbirine olan bağı diye düşündüğüm emme olayını sonlandırmanın zamanıydı. Hedefim 2 yaş idi ama kuzucuk yememe olayını abarttığı için ve olayı tiryakilik boyutuna çevirdiği için bir bakıma mecbur kaldım. Tiryakilik olayını şöyle anlatayım, tüm gece boyunca emmek istemesi gibi.

Olayı şöyle yürüttüm;
Önce etrafımdaki annelerin bıraktırma hikayelerini dinledim ve içlerinden en uygun olanını kendime göre uyarladım. :) Kimi salça sürmüştü, kimi diş macunu, kimi acıbiber. Ama olayın özü tiksindirmeydi. Ben sirkeyi seçtim. Acıbiberi tercih etmedim çünkü kuzucuk acıyı seviyor, tam tersi etki yapabilir mi diye de eşimle konuyu tiye aldık. Salça ve macunu ise kızımda görsel travma olmasın diye ben istemedim.
İkinci adım, olaya kuzucuğu ısındırma idi. Acıyo, uf oldu diye başladık bu işe. Tabii ki yeterli olmadı ama bi duraksattı.
Son adım, eyleme geçiş idi. Sirke sürüldü. Emmek istediğinde önce acıyor dendi. Emme teşebbüsü ile iğrenme hareketini yapması bir oldu. Bir 10 dakika ağladı. Dayanamadım tabii ben de ağladım. Sonra sakinleşti ve bir daha sordu "acıyo?". Babası da ben de "evet acıyor" dedik. Bir süre sonra ikna oldu. Gece yatağında yatırdık ve uyandığında su ya da sütle kimi zaman emzikle ağlama krizlerini atlattık. Bu 3 gece sürdü. Uyumamak için direniyordu, mevcut alışkanlığının yerine alternatif arıyordu. Emzik ve ayakta sallama işe yaradı.

Sonuç ; bıraktırması biraz dramatik ve benim için oldukça duygusal oldu ama uyku ve yemelerimiz düzene girdiği için iyi de oldu hani.  (06.07.2012)